Çevik Yazılımdan Çevik Şirkete…

2000 yılına gelindiğinde, ürün geliştiricileri bir zorlukla karşı karşıyaydı. Ürünler o kadar yavaş piyasaya sürülüyordu ki üretime hazır olduklarında artık kullanılmıyorlardı ve müşteri ihtiyaçları devam ediyordu. Tüm bunlar 2001’de A.B.D.‘nin Utah eyaletinde, kendilerini “örgütsel anarşistler” olarak adlandıran 17 yazılım geliştiricisinin yazılım geliştirmeye yönelik tipik şelale yaklaşımına alternatif yaklaşımlar aramasıyla değişti. Önümüzdeki 19 yıl içinde ürün geliştirme ve teknoloji alanlarını gözden geçiren yeni bir dizi değer, metodoloji ve çalışma şekli önerdiler. Bu, “çevik yazılım geliştirme” veya “çevik teknoloji” olarak bilinir hale geldi.

Yayınlanan manifestoda;

“Bizler daha iyi yazılım geliştirme yollarını
uygulayarak ve başkalarının da uygulamasına yardım ederek ortaya çıkartıyoruz.
Bu çalışmaların sonucunda.”

Süreçler ve araçlardan ziyade bireyler ve etkileşimlere
Kapsamlı dokümantasyondan ziyade çalışan yazılıma
Sözleşme pazarlıklarından ziyade müşteri ile işbirliğine
Bir plana bağlı kalmaktan ziyade değişime karşılık vermeye


değer vermeye kanaat getirdik.

“Özetle, sol taraftaki maddelerin değerini kabul etmekle birlikte,
sağ taraftaki maddeleri daha değerli bulmaktayız.”

Dört maddeden oluşan manifesto ile yazılım geliştirme sektöründe çevik bir yaklaşımın benimsenmesine neden oldular. Zaman ile dünya genelinde yaygınlaşan manifesto, şirketlerin yazılım bölümlerinin dışında ki bölümler için bir yaklaşım olabilir mi sorusunu akla getirdi.

Günümüz iş dünyasında başarılı olabilmek için Çevik Yaklaşım şirketler için anahtar çözüm olmuş durumda. Çevik yaklaşım, şirketin çok disiplinli takımlara sahip olduğu ve projelerin yinelemeli ve hızlı sprintlere ayrıldığı anlamına gelir. 

Facebook, Amazon, Apple vb.. şirketler eski yönetim yaklaşımlarını bırakıp çevik şirket yaklaşımını benimseyip pazarlarda büyük etkilere ve başarıya sahip olduklarında, çeviklik daha fazla dikkat çekti.

Agile “Çevik” yaklaşım şimdilerde İK’dan Pazarlamaya, Finans’tan Satınalmaya kadar tüm departmanlara yayılıyor.

Çevik bir metodoloji olmadan çok, bir yönetim yaklaşımı olmaya başladı.

Hızlı adaptasyon yeteneğini gerektirir. 

Bir şirketin gerçekten Çevik olması için, öncelikle bunun şirketin kültürüyle ilgili olduğunu anlamak ve kabul etmek gerekir. Şirketin sadece Agile prensiplerini öğrenerek Agile olmasını beklemek doğru değildir. Şirketin, Strateji, Yapsı, Kültürünü ve birbirleriyle ilişkilerini anlamak çok önemlidir. Bu üç yapıyı anlamadan, çevik dönüşümü başlatmak çok riskli olabilir.

Çevik bir organizasyonun ne olduğunu ve neden önemli olduğunu umarım biraz anlata bilmişimdir. Ancak çevik bir dönüşümü nasıl başaracağınızı bulmak başka bir soru.

Geleneksel organizasyonlar statik, sessiz, yapısal bir hiyerarşi etrafında inşa edilirken, çevik organizasyonlar hızlı öğrenme ve karar verme döngülerinde faaliyet gösteren bir ekipler ağı olarak nitelendirilir.

Geleneksel organizasyonlar yönetişim organlarını zirvelerine yerleştirir ve karar hakları hiyerarşiden aşağıya akar; tersine, çevik organizasyonlar ortak bir amaç oluşturur ve yeni verileri kullanarak bilgiye en yakın takımlara karar hakları verilir.

  • ”İnsanların yönlendirilmesi ve yönetilmesi gerekiyor, aksi takdirde ne yapacaklarını bilemezler.Bu da kaosa neden olacak.”
  • “Net sorumluluk ve yetki verildiğinde, insanlar son derece işleri ile meşgul olacaklar, birbirleriyle iletişim kuracaklar, ustaca çözümler bulacaklar ve istisnai sonuçlar verecekler.”
  • “Doğru sonucu elde etmek için, en kıdemli ve deneyimli çalışanlara nereye gittiğimizi, oraya ulaşmak için gereken detaylı planları ve yol boyunca riski en aza indirmeyi tanımlamalıyız.”
  • “Sürekli gelişen bir çevrede yaşıyoruz ve geleceğin ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Riski en aza indirmenin ve başarılı olmanın en iyi yolu belirsizliği kucaklamak ve yeni şeyler denemede en hızlı ve en üretken olmaktır. “
  • “İstenen sonuçları elde etmek için liderlerin sürekli görevler belirleyerek ve çalışanların çalışmalarını yönlendirerek işi kontrol etmeleri ve yönlendirmeleri gerekir.”
  • “Etkili liderler, örgütün amacını ve vizyonunu yerine getirmeye yönlendireceklerinden emin oldukları çalışanlarına tam yetki ile güçlendirir.”
  • “Teknoloji, kuruluşun geri kalanına öncelikler, kaynak sağlama ve bütçe ile tanımlanan belirli hizmetler, platformlar veya araçlar sağlayan destekleyici bir özelliktir.”
  • “Teknoloji, değerin kilidini açmanın ve iş ve paydaş ihtiyaçlarına hızlı tepki vermenin bir yolu olarak, kuruluşun her yönüyle kusursuz bir şekilde entegre edilmiş en önemli ihtiyaçtır.”

Özetle, bugünün çevresi organizasyonları daha çevik olmaya zorluyor. Hızla değişen ticari ve sosyal bir ortamda, bazı kuruluşlar çevik doğar, bazıları çeviklik kazanır, bazıları ise çeviklik üzerine itilir. Çevik bir dönüşüme doğru;

Bir sonraki soru nasıl gidilir? 

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir